Röportaj Kaydı 026-08
rating: +1+x

Dr. █████: "Lütfen oturun."

Ajan Walker: "Teşekkürler."

Dr. █████: "Lafı fazla uzatmayalım. Saha işinden tayin edilmek istediğini sanıyorum. Bunun hakkında konuşmak ister misin?"

Ajan Walker: "Konuşmasam daha iyi."

Dr. █████: "Bu senin tercihin. Ancak bir sebebe dayandırılmadıkça transfer edilmeni onaylayamam."

Ajan Walker: "Bak, ben… " Ajan bu anda duraksar. "Kaydımı gördün. yirmi altıda çalıştığımı biliyorsun değil mi?"

Dr. █████: "Raporu gördüm."

Ajan Walker: "Uyuyanlardan birini ilk kez dışarı çıkartırken oradaydım. Kayboldukları anda yetişkin olmalarına rağmen biz onları bulduğumuzda çocukluk hallerindelerdi. Dolayısıyla on altı yaşındaki bir gencin gözümün önünde kuruyup gitmesini izledim. O gece kabuslar gördüm."

Dr. █████: "Potansiyel bir zihin etkileyen olguya maruz kaldıktan sonra gördüğün tuhaf rüyaları bildirmen gerek."

Ajan Walker: "O zamanlar kafayı bozduğu bilinmiyordu. Uzaysal bir şey olduğunu sanmıştık. Piknikçiler gelene kadar göz kulak oluyorduk sadece. Bir anda şoka girdik, biliyor musun? Böyle bir şey beklediğimiz yoktu. Çabucak atlattım zaten. Daha kötüsünü görmüşlüğüm var. Gözümün önündeki bir adamın eriyişini seyrettim."

Dr. █████: "Anlıyorum. Devamında neler oldu?"

Ajan Walker: "Hiçbir şey. Bir süreliğine yani. İçeri birkaç kez girip çıktım ama tuhaf bir şey görmedim ama… Bak, biliyorum bunu rapor etmeliydim. Ama o şeylerden biri arkadaşıma musallat oldu ve arkadaşım ortadan kayboldu. Aynı şey bana da olsun istemedim."

Dr. █████: "Bir SCP ile temas mı kurdunuz?"

Ajan Walker: "Ben… evet. Bir hafta sonra olmuştu. Kamyonetin arkasında yatarken rüya görmeye başladım."

Dr. █████: "Bu rüyayı detaylandırabilir misin?"

Ajan Walker: "Diğerleriyle aynı işte. Raporu okudun değil mi?"

Dr. █████: "Okumamışım gibi davran. Kayda geçmesi için, Ajan Walker."

Ajan Walker: "Tamam. Bir sınıftayım. 026'nın içidekiler gibi ama sağlam halde. Kırılıp dökülmüyor. Daha önce hiç görmediğim halde öğretmen ile yanımda oturanların adını biliyorum niyeyse. Zil çalıyor ama kimse kıpırdamıyor. Elimi kaldırıyorum ama hoca beni görmüyor. Çıkıp gitmeye çalışıyorum ama kapı açılmıyor. Sonra bir şeyi fark ediyorum: ellerim renge bürünmüş, diğer her şey siyah beyazken. Daha sonra farkediyorum ki… onlardan farklı mıydım? Belki de buraya ait değil miydim? İşte o anda uyandım. Kamyonet oradan ayrılırken kimse arkada uyuya kaldığımı fark etmemişti."

Dr. █████: "Sen de bunu bildirmene gerek olmadığını mı düşündün?"

Ajan Walker: "Dediğim gibi, korkmuştum. Ve bunlar Malek'in bulunmasından önce oldu. Başka bir kabus daha olduğunu düşündüm. Sıkıntı yoktu yani. Daha sonra Malek de bu rüyayı gördü ve ona bir şey yapılmadı. Ben de önemsiz olduğunu düşündüm."

Dr. █████: "O gözetim altında tutulmuştu. Sen de aynı şekilde tutulmalıydın. Kendinin ve diğerlerinin güvenliği için."

Ajan Walker: "Siz beyaz yakalar bunu çok kolay sanıyorsunuz değil mi? Tüm gün masa başındasınız. Bizi anlayacak haliniz yok. Dışarıda işler pek de anlayacağın türden değil. Özellikle de kanalizasyonda konuşan kedileri yakalamaya çalışan, sağlam dönemeyecek kişi olma endişesiyle çalışan kişi sen olduğun zaman."

Ajan Walker'ın açık bir şekilde sıkkın olduğu görünür. Kendisinin röportaja devam edebilecek kadar sakinleşmesi birkaç dakika sürer.

Ajan Walker: "Neyse işte, rüyaları bu uyuyanlarla bağdaştırmamız biraz zaman aldı. İkinci katta şu Sınıf D'leri bulana kadar çözemedik olayı. Yine de ben iyi durumda olduğumu düşündüm. Rüyayı gördüğüm zaman yirmi altının içinde bile değildim. Fakat rüyaları görmeye başlayana kadar tam emin olamadım."

Dr. █████: "Yeniden rüya görmeye mi başladın?"

Ajan Walker: "Evet, altı ay önce başladı. Ama her seferinde bunun gerçek olmadığını fark etmem biraz daha uzun sürüyor ve her bakışımda ellerim gittikçe daha da grileşiyor."

Röportaj 026-31 sonu

Not: Ajan Walker'a Sınıf A hafıza silici ilaç verilmiş ve görevine geri döndürülmüştür.

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License