Site-30 Temizlikçisi
rating: +5+x

Site-30'un derinliklerinde, kapkaranlık bir dolabın içinde, bir hoparlör sesi belirdi.

"Temizlikçi Worth, insansı muhafaza ünitesine bekleniyorsunuz. Bir D-Sınıf personel az önce hayatını kaybetti."

Temizlikçi konuşma tuşuna bastı. "Daha yeni kalktım be doktor. Beş dakikaya geldim, tamam mı?"

"Tabii ki de beş dakika sonra gelebilirsin. Eğer işinden olmak istiyorsan."

"Ulan doktor, sen hiç bir dolapta uyumaya çalıştın mı? Yatak falan da yokken. Hiç hoş değil."

"Temizlikçi, deney odası 142'ye hemen gelmezsen seni Site-30'dan kovacağız."

"Tamam tamam. Az bekle de eşyalarımı toplayayım."

"Teşekkürler, Temizlikçi Worth." Hoparlörün gücü kesildi ve dolap yeniden sessizliğe büründü.

Dolabın içinde bir adam belirdi. Sırtını duvara yaslamış, yanında en beş süpürge ve yedi tane vileda ile. Yarı uykulu halde ve çalışmaya hazır değil. Adı ise Temizlikçi Worth idi. Resmî adı buydu. Temizlikçi bir kova ile vileda almadan önce biraz durup hayattaki seçimlerini gözden geçirdi.

Kan ve pislik temizleyecek başka bir gün daha.

Koridor boyunca yürüdü ve kapısında iki güvenlikçi ve bir lab önlüklü dikilen deney odasının önünde durdu. Önlüklü adam, yüzündeki aşağılayıcı ifadeyle elindeki kovaya baktı.

"Sana ölen bir D-Sınıf var demiştim. Cesedi kaldırman lazım."

"Buna sığar, merak etme sen."

Önlüklü adam döndü ve kafasını salladı. Güvenlikçiler de kafasını salladı ve kapıyı açtılar. Odanın içinden o tanıdık dökülmüş kan kokusu gelmeye başladı. Önlüklü adam
eliyle ağzını kapattı. Temizlikçi Worth içeri girdi, kovasını yere bırakarak etrafa bakındı. "Bu cesette bir ibnelik yok, değil mi?"

"D-3356'nın cesedi herhangi bir anormal nitelik taşımıyor. Ölçümlerimiz bu yönde."

Temizlikçi omzunu silkti. Cesedi kovaya tıkamaya başladı. Bacakları bir yandan, gövdesi bir yandan tıkandı içine. Eline viledayı aldı ve yerdeki kanı silmeye başladı.

"Geçen geceki maçı izledin mi?"

"Ne maçı?"

"Bilmem. Bir televizyonum yok ki."

"Sana bir televizyon vermemiz gerekmiyor."

"Ofisinde bir bilgisayar olduğu biliyorum. Ben neden öyle bir şey alamıyorum?"

"Senin her saat binlerce personele e-posta yazman gerekmiyor."

"İkimizin de bildiği gibi porno izliyorsun onunla. Zaten bu yüzden yapılmışlardın kesin. Ayrıca, bir cesedin bu kadar kıpraşması doğru mu?"

Aynen söylediği gibi kova boştu. Oda hızlı bir şekilde tarandı ve ceset köşedeydi. Diğer ölümden dönenler gibi, korkmuştu. Temizlikçi bundan haberdardı. Bu hafta bir cesedin üçüncü kez hayata dönüşüydü bu. Önlüklünün ise ilk seferiydi.

"Gardiyan! Ateş!"

"Sıkıntı yok beyler, bu iş bende." Temizlikçi vileda sopasını eline aldı.

"Ne diyosun sen be adam?!"

Temizlikçi, elindeki sopayı fırlatmadan önce biraz elinde tarttı. Yarım saniye kadar sonra, D-Sınıfı bağırmaya başladı. Uzunca bir tahta sopa göğsünü deşmişti. Ucundaki beyaz bez de kırmızıya dönmüştü. D-Sınıf tekrar ölmeden önce son kez sopaya baktı. Temizlikçi Worth önlüklü adama döndü.

"Anlaşılan bana bir özür borcun var."

"Sen… sen ne yaptın lan öyle…?"

"Deştim onu. Hem de bir sopayla. Gayet anlaşılır olduğunu sanmıştım. Her neyse. Bunu da benim mi temizlemem lazım, yoksa sizinkiler halleder mi?"

"Şey… Bay Worth, gitmeden önce sopayı çıkartıp işinizi bitirebilir misiniz lütfen?"

"Olur." Gidip sopasını duvardan çekti. D-Sınıf düştü ve duvardaki delik ortaya çıktı. İşini bitirdi ve kovasıyla viledasını alıp gitti.

Kan ve pislik temizleyecek başka bir gün daha.

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License